HALKLARIN
DEMOKATİK DİKTATÖRLÜĞÜ
Kuzeyinde Moğolistan, kuzey doğusunda
Rusya ve Kuzey Kore, batısında Kırgızistan, Tacikistan ve Pakistan, doğusunda
Sarı Deniz ve Doğu Çin Denizi, güney doğusunda Güney Çin Denizi, güneyinde
Vietnam, Laos, Birmanya, Hindistan, Butan ve Nepal ile çevrili bir ‘Uzakdoğu’
ülkesidir.Başkenti Pekin’dir ve Rusya Federasyonu ve Kanada’dan sonra dünyada
en büyük yüzölçümüne sahip 3. devlettir.Bugün nüfusu 1.357 milyar olan ve
dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip ülkede, demografik olarak geçmişini
incelediğimizde bir nüfus patlaması yaşadığı söylenebilir.Resmi adı, devlet
rejimi ve siyasal kültürü ile 1949’da kurulmuş olan Çin Halk Cumhuriyeti’nin o
dönemde 535 milyon nüfusu var iken, 1970 yılında bu rakam 840 milyona ulaşmış ve 1980’lerde 1 milyonu aşıp
günümüz halini almıştır. Bugün ülkenin tek siyasi hakimi olan Çin Komünist
Partisi’nin etkili cezanlandırma ve az çocuk sahibi olmayı teşvik edici
politikalarıyla ülke nüfusu kontrol altında tutulmaya çalışılmaktadır.
Dünyanın en kadim medeniyetlerinden birisi olan Çin’in
bilindik tarihi 4000 yıl öncesine dayanır.Bu dönemlerde birçok hanedanlık
tarafından yönetilen Çin, bilindik ilk
hanedanı M.Ö. 1450-1050 yılları arasında hüküm sürmüş Şang ve Şia
hanedanlarıdır.Çin’in modern anlamda tarihi ise 20. Yüzyılın sonlarında başlar
ve milliyetçi ayaklanma neticesinde ülkenin yüzyıllar boyunca geleneklerine
hakim olan hanedanlık yönetimi sona erer.Ülkeyi 1912 yılında ele geçiren
milliyetçiler bu dönemde sonradan ülkenin kaderini belirleyecek olan
komünistlerin partisini dağıtıp onları aktif siyasetten el çektirirler.Bunun
üzerine 1945’te başlayan 2. Cihan Harbi’nde büyük kahramanlık sergileyen
komünistler savaşın ardından milliyetçiler ile mücadele başlatırlar.Dünya Harbi
döneminde halkta karşılık bulan ve ilgi toplayan komünistler bununda etkisiyle
ülke yönetiminde söz sahibi oldular.Çin’in efsanevi lideri Mao Zedong
reisliğindeki bu yönetim ülkede sosyalist bir rejim kurmayı hedefledi ve bu
doğrultuda Mao’nun fikirleri ülke yönetiminde günümüze kadar devam edecek olan
bir ideoloji halini aldı.
Mao,
yönetimi ilk ele geçirdiği andan itibaren irfan ve iktisat konularına
yöneldi.Kültür konusunda bir devrimin mimarı olacak ‘Küçük Kırmızı Kitap’ı
yazdı ve ülkenin genç komünist tabanında ciddi karşılık buldu.İkinci safhada
sosyalist devlet nizamının temellerini oluşturmayı hedefleyen Mao, ülkedeki tüm
endüstrileri kamulaştırdı ve yabancı sermayeyi ilga edip devlet tekeline aldı.Toprak
reformunu gerçekleştirerek ülkedeki fakir köylü kesimin desteğini kazandı.Ancak
bunu yaparken toprağını vermek istemeyen zengin kesime sert politikalar
uygulamıştır.Kapitalizmi savunan herkese karşı ciddi bir savaş açan Mao,
partisiyle birlikte yürüttüğü politikalarda sosyalizmi ülkesine dikte etmiş ve
partisini devletle bütünleştirmiştir.Dış baskılar ve Çin’deki yeni düzeni kabul
etmek istemeyen kapitalist devletler Mao’yu saf dışı bırakmaya çalışırken Mao,
bu devletlerin meşruiyetlerini kazanmaya çalışmamış tam aksine halkına yönelmiş
ve onlara yönelik politikalarını hızlndırmıştır.Sonraki yıllarda Çin Komünist
Partisi, Sovyetler Birliği’nden getirilen uzmanların yardımıyla 1. Beş Yıllık Kalkınma
Planını(GOSPLAN) yürürlüğe koymuştur.Bu sayede Çin’in ekonomisinde bir sıçrama
yaşanmış, plan gayet başarılı
olmuştur.Bununla birlikte Mao, hem ülke içerisinde tam meşru bir yönetimi
tasdik etmiş, hem de uluslararası alanda Çin Komünist Partisi’nin siyasi nüfuzu
kabul edilir bir hal almıştır.Ardından yapılması planlanan 2. Beş Yıllık
Kalkınma Planı uygulamaya konulmaz ve Mao kendi düşüncesi olan ve Great Leap
Forward olarak bilen Büyük Atılım Projesi’ni devreye sokar.Tam bir hüsran ile
sonuçlanan bu projede kıtlık yüzünden birçok insan ölür.Bundan sonra Mao’ya ülke çapında duyulan büyük saygıya
rağmen başkan zor durumdadır.Böylelikle parti 2 kutba ayrılır; Radikal Maoist
ve Ilımlılar.Mao’nun ölümünden sonra Mao’ya bağlı olan radikal kanadı eşi Çiang
temsil etti.Ardından Deng Şaoping yönetimi ele geçirip, partiyi bütünleştirip yeni bir ekonomik
program sundu.Bugün Çin’in ekonomik düzeyi bu noktadaysa büyük ölçüde Deng’in
sayesindedir.
Çin Halk Cumhuriyeti’nde idari yapı 3 grupta incelenebilir.Bunlar; eyalet, ilçe ve
belde.Ülkede 33 eyalet, 2862 ilçe ve 41.636 belde bulunur.Bundan ayrı olarak ;
Tibet, Sincan Uygur, Ninşia, Guanşi Zuang ve İç Moğolistan olmak üzere 5 ayrı
özerk yönetim bölgesi vardır.
Çin anayasasından bir alintiyla ; “Çin Halk
Cumhuriyeti işçiler, köylüler ve çalışan sınıfın demokratik diktatörlüğü temeli
üzerinde kurulmuş sosyalist bir devlettir.”
ülkedeki parti ve rejim sistemini anlamlandırabiliriz.Çin Halk
Cumhuriyeti tek partili bir siyasa sistemine dayanmaktadır.Çin Komünist Partisi
ülkenin tek hakimi ve son karar merciidir.80 milyon üyeye sahi olduğundan ötürü
dünyanın en büyük siyasi partisidir.Parti devlete mal olmuş olup, devlet
politikaları parti kanalıyla icra edilmektedir.Çin Komünist Partisi’nin Genel
Sekreteri aynı zamanda devletin başkanıdır.
Çin’in
yönetim yapısı 5 gruptan oluşmaktadır.Sondan başlayacak olursak ilk söylememiz
gereken devletin adli organlarıdır.
-Yüksek
Halk Meclisi,
-Yerel
Halk Meclisi,
-Özel Halk Meclisi,
Olarak adlandırılabilecek bu komiteler adli işlere
bakmakla yükümlüdür.Ardından gelen devlet denetim organları;
-Yüksek
Halk Savcılığı,
-Yerel
Halk Savcılığı,
-Özel
Halk Savcılığı, şeklindedir.Bunun üzerinde Ulusal Halk Meclisi bulunur.
-Ulusal Halk Meclisi
Ulusal Halk Meclisi’nin görevi
temsili bir yönetimi ifade eder.Halk Meclisi’nde bulunan 2987 milletvekili Çin
Komünist Partisi tarafından seçilir.Devletin temel yasama organıdır.Bu meclis
yılda bir kez toplanıp genel çerçeveyi belirler.
-Anayasada
değişiklik yapılması ve uygulanmasının denetlenmesi
-Temel yasaların hazırlanması ve değişiklik yapılması
-Ulusal ekonomik ve sosyal kalkınma planlarının ve bunların uygulanmasına ilişkin raporların incelenmesi ve onaylanması
-Savaş ve barış konularında karar alma
-Eyaletlerin,özerk bölgelerin,doğrudan Merkezi hükümetin idaresi altındaki belediyelerin,özel idari bölgelerin ve bu bölgelerde kullanılacak kuralların oluşturulmasının onaylanması
-Temel yasaların hazırlanması ve değişiklik yapılması
-Ulusal ekonomik ve sosyal kalkınma planlarının ve bunların uygulanmasına ilişkin raporların incelenmesi ve onaylanması
-Savaş ve barış konularında karar alma
-Eyaletlerin,özerk bölgelerin,doğrudan Merkezi hükümetin idaresi altındaki belediyelerin,özel idari bölgelerin ve bu bölgelerde kullanılacak kuralların oluşturulmasının onaylanması
Bunlardan ayrı ve önemli olarak Ulusal
Halk Kongresi, devlet başkanını, başkan yardımcısını, başbakanını, devlet
konseyini ve bakanlar kurulunu onaylar.Çin Komünist Partisi’nin daha önceden
belirlediği bu isimler
burada bir bakıma meclisin onayına sunulur.Meclis üyelerinin de zaten Çin
Komünist Partisi tarafından belirlendiği bir sistemde halk sadece olan biteni
izlemek ve kabul etmekle mesuldür.Ulusal Halk Meclisi yılda bir defa toplandığı
için alınan kararların deruhte süreci Daimi Encümen vasıtası ile yapılır.Daimi
encümen ayda 2 defa kendi başkanı tarafından toplantıya çağırılır.Bu kurul Ulusal Halk Kongresi’ne karşı sorumludur ve ona rapor
verir.Ayrıca Ulusal Halk Kongresi’nin aldığı genel kararlardan ayrı olarak
başlıca görevleri şunlardır;
-Ulusal
Halk Kongresi’ne milletvekili seçimlerini düzenlemek,
-Ulusal
Halk Kongresi’ni toplantıya çağırmak,
-Genel
veya kısmi seferberliğe karar vermek,
-Bütün
ülkede veyahut bazı bölgelerde sıkıyönetim ilanına karar vermek.
Ulusal
Halk Meclisi Daimi Encümeni, herhangi bir idari, adli veya savcılık organında
görev yapamazlar.Buraya kadar bahsedilen hususlar bir bakıma semboliktir.Çünkü
partinin atadığı bir meclisten yine partinin istediği kararların çıkarılması
ülkedeki demokratik anlayışı zaten yansıtmaktadır.Çin bu noktada çok fazla
eleştirilse de herkes tarafından bilinmektedir ki, nüfusu 1.4 milyara yakın
olan bir kitleyi demokrasi ile yönetmek oldukça ciddi bir iştir.Bu noktada
ülkede çıkan bazı demokrasi taleplerine de hükümet sert bir tutum
sergilemiştir.
-Devlet Konseyi
Ulusal Halk Meclisi ve bunun içinden
çıkarılan daimi encümenin sembolik bir nitelik taşıdığını belirtmiştik.Bunun
üzerinde bulunan organların asli nitelik taşıdığımı söylemek mümkündür.Ülkedeki
hükümet işlerini devlet konseyi takip eder. Bu kurul her ne kadar Ulusal Halk
Meclisi’nin üstünde bulunsa da ona karşı sorumludur ve yaptığı çalışmalar ile
alakalı ona bilgi vermekle yükümlüdür.Devletin bürokratik işleyişinden
sorumludur ve genellikle bu kurul ülkenin ekonomik işleyişiyle çok yakın
ilgilenir.Başında başbakan bulunur ve 4 başbakan yardımcısı ile birlikte bu
konseyi yönetir.Başbakan yardımcıları aynı zamanda devletin en üst birimi olan
Politbüro üyeleridir.Bu husus ilginç karşılanmaktadır.Çünkü devletin adeta
beyni olan bir kurulun üyeleri aynı zamanda bir alt kurulun başkan
yardımcılığını yürütmektedir.Bu husustan dahi çıkarılabilecek sonuç şudur ki;
Çin’de kuvvetler birliği mevcuttur ve şekil olarak ayrı görünse de etkili bir
denetim mekanizması ile herşey en üst birime(Politbüro) ve dolayısıyla devlet
başkanına bağlanmıştır.Devlet Konseyi başbakanı devlet başkanı tarafından
atanır ve görevden alınır.Başbakan ve 4 yardımcısından başka konseyin içinde
bakanlar ve komisyon başkanları, genel sekreter, genel denetçiler ve devlet
konseyi üyeleri bulunur.Devlet Konseyi’nin yürüttüğü işlere genel olarak
bakacak olursak;
-Ulusal Halk Kongresi ve Daimi Komitesi tarafından kabul edilen
yasaları ve kararları uygular.
-İdari kuralları ve yönetmelikleri uygulamaya koyar.
-Anayasa ve kanunlara uygun olarak idari önlemleri belirler.
-Ekonomik kalkınmayı ve refahı artırıcı politikalar üretip,
ülkedeki bütçeyi hazırlar.
Bu kurulun bir üstü Politbüro’dur.
-Politbüro
25 üyeden oluşan
Politbüro,Çin’in adeta beynidir.Ülke yönetiminin tüm kademelerinde son söz
söyleyen en önemli karar organıdır.Politbüro, eyaletlerden gelen parti
sekreterlerinden oluşur ve bu üyeler yine Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi
tarafından belirlenir.
Politbüro Yürütme Komitesi
Politbüro’nun ayrıcalıklı 7 üyesinden oluşan Politbüro yürütme komitesi
haftada iki kez toplanır ve kendi aralarında partinin genel sekreterini,
başbakanı, başbakan yardımcılarını ve Çin Halk Meclisi’nin başkanını
seçer.Ülkenin mutlak yürütme organıdır ve ülkedeki her kademede icra edilecek
görevlerin mükelleflerini bu organ belirlediğinden ötürü demokrasiden söz
edilemez.Sonuç olarak Çin monarşik bir dikta rejiminin iktidar olduğu bir başkanlık
modeli ile yönetilmektedir.
Alican Yeniçeri
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
Kasım 2016/ANKARA
Alican Yeniçeri
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
Kasım 2016/ANKARA
KAYNAKÇA:
6-) http://www.siyasaliletisim.org/ariv/analiz/465-cin-halk-cumhuriyetinin-siyasal-yaps.html